20 Eylül 2012 Perşembe

Söz Verdi-k :)

Güzel mi güzel bir günde güzel bir post yazayım dedim... Biraz rötarlı geldim :)

Ahhh ! Nihayet atlattık o günü.. Zaman bana o gün yetmedi.. Saatler ciddi ciddi uzasın istedim..

Ve gelelim detaylara..

"Bir pazarım var" cümlesini o gün rafa kaldırarak sabah 7 buçukta kalktım.. Hala uykusuzum :) Anneciğimle ikramlık hazırlıklarına başladık.. Tabi bir gün öncesinde sarılan sarmalar, şerbeti dökülen tatlılara hiç girmiyorum..

Saat 11 de randevum olan kuaföre saat 11 buçukta gittim.. Daha makyaj aşamasındayken benimkiler 1,5 saatlik yolu uçup gelmişler ..

Bendeki telaş görülmeye değerdi.. Benimkini ailesini oyalamasını tembihledim... Yolu kaybetti-ler ! :)

Ve nihayet eve gelip hazırlandım.. Çok geçmeden kapımız çalındı.. Hayatımda hiç bu kadar el öptüğümü hatırlamıyorum. Kapıda el öp istenince el öp yüzükleri tak el öp çok bereketli bir gündü doğrusu..  :)

Elinde orkideyle sevdicek girdi içeri.. Gönlümden geçen çiçeği okumuş resmen :)

Gelen çikolata ne zaman verilecekti peki.. Hoşgeldiniz diyerek mi sonra mı ? Hemen arkadaşım annesini aradı  sorduk..

Ve işte isteme aşaması.. Allah'ım utancımdan ölecektim.. Babamın bana dönüp cevabımı beklediği an gerçekten yerin dibine girmek istedim.. O dakikaya kadar ne bir heyecan ne bir sıkılma vardı bende..

Sevgilimin kahvesi aksiliklerden dolayı isteme sonrasında verildi.. 3 kere tuzlu kahve yapmak zorunda kaldık zira iki tane kahve makinemiz ona kahve yaparken arızalandı.. Öyleki sigortalar apartman sisteminden attı iki kere.. Tabi yine de kurtulamadı :)

Yüzüklerimizi taktık..Aşkımla hayatımızın en önemli sözünü verdik..


 İkramlarımızı yaptık. Günün sürprizi kurabiyelerimiz oldu.. Herkes çok beğenip eşine dostuna vermek üzere 2 şer -3 er fazla aldı :)


Arkadaşlarıma hemen kurdelemden kesip orada yutturdum.. Kısmetlerini kapar mı açar mı bilmem:) Ben adetin yolundan gittim..
  Ve günümüz arkalarından el sallayarak güzel bir şekilde sona erdi...




Darısı bekarların başınaaa :)

Dipnot : Bu gibi günlerinizde sadece fotoğraf için bir kişiyi ayarlamanız tavsiyedir.. Yoksa ben gibi hayalini kurduğunuz fotoğrafların hiçbirine sahip olamazsınız :)

10 Eylül 2012 Pazartesi

Salı sallanır-mış

Gerçekten mi? Gerçeklik olgusu neye göre değişir peki :)
Bu aralar kendimi kaybettim gören varmı ?
 Bir sabah postuna yakışan kelime G-Ü-N-A-Y-D-I-N olmalıydı değil mi  :)  Şu günlerde heyecan tavan yapamaya başladı bende.. Neyse ki işlerin yoğunluğunda kendimi kaybederken ara ara geliyor aklıma..  İş yerimde birlikte çalıştığım x abla yıllık izne ayrıldı.. 6 aylık işyerimde ilk uzun yalnız kalışım olacak..
Geçtiğimiz pazar günü ilçe halkı olarak üzücü bir olay yaşadık.. Birçoğunuz haberlerde tv de rastlamışsınızdır. AVM miz yandı.. Belki herkesin bıktığı ama vazgeçemediği Orion'u ateşler arasında izledik.. Dedikodular yaza kadar kapalı kalacağı yönünde ama bir kaç ay sonra açılacağını düşünüyorum.. En çok ta yanan kısımda bulunan yangının temel kaynağından sonra en çok hasar alan D&R a üzüldüm.. Kısa süre önce tadilatını tamamlayan D&R da kül olan kitapları görünce içimden birşeyler koptu..


Resimde de gözüktüğü üzere yangından sonraki halimiz budur... Resimdeki kişiyle yakından uzaktan bir alakam olmadığını da eklemeden geçemicem :)

Söze kadar yeni bir postla gelemicem sanırım.. Sözden sonra en ince ayrıntılara kadar burada olucam..
Kendinize iyi bakın :)

**Resim alıntıdır.




3 Eylül 2012 Pazartesi

İlk Adım İlk Heyecan


Güzle gelen güzellik..  Heyecan, güne sığmayan zaman, telaş, panik.. Dün her duyguyu ayrı ayrı ama hepsini bir bütünüyle yaşadım :)
İlk adımımızı attık yani aileleri tanıştırdık....
Peki nedir bu tanışma merasimi ? İşte cevaplarıııı :)
Ne giyilecek, ne yiyilecek karar vermektir. Nereye oturtulacak ne söylenecek diye düşünmektir tanışmak. (Allah'ımm ne sıkıntılı işmiş bunlar... )
Sevdicek her 5 dakikada bir bulundukları noktayı mesajlıyor banaa :)
Ve işte son mesaj :
-Biz geldikkkkk :)
Heyecan tavan durumunda eyvah demektir... !
Sakin gözükmeye çalışmak.. Dahası kapıda sevdiceği unutmaktır  :) Kapıyı kapatmak üzereyken çıkıp gelen sevdiceğe uzun bir "aaaaaaa" çekip birlikte gülmektir :)
Tanışıp kaynaşalım kahvesi ikram edilirken sevdiceğin içinde bilimum malzemeler olduğunu düşünerek kahveyi reddetmesidir :)
Herkese su dağıtıp sevdiceği unutmak sevdiceğin arkamdan mesaj atıp su istemesidir :)
 Herkes gittikten sonra derin bir ohh çekmektir tanışmak..
Ve son olarak gelen çikolatayı boğulana kadar yemektirrr :)




27 Ağustos 2012 Pazartesi

Yağmur, yağmur, yağmur...

       Gecenin ilerleyen saatlerinde bir post.. Çoktan uyumam gerekirdi :) Dışarıda enfes bir yağmur ve toprak kokusu var.. Ciğerlerimde bu kokuyu hissetmeyi özlemişim.. Sesinde bile huzuru buluyorum.. Şimşekler dışarıı :)
     Ahh birde bu gök gürültüleri olmasa ! Oldum olası hep korkmuşumdur bu sesten.. Kıyametin özeti sanki .. Gökyüzü nefretini bereketiyle kusuyor.. 
    Bu akşam televizyonda izleyecek bir şey bulamayınca yine ucube yaratıcılığımı kullanmak istedim :) 
Uzun zamandır duvar köşesinde nöbet tutan sevgili karamsar ayakkabı kutumu özgürlüğüne kavuşturup üzerinde imaj çalışmaları denedim :)) Onun hoşuna gitti mi bilmiyorum ama ben beğendim .. 
Efendim bakınız ;) 






Pazartesi geldi hoş geldiii

Ve bir pazartesi daha..
Her hafta olduğu gibi... Telaş, bir yığın iş, çalmayı kendine vazife edinmiş ardı arkası kesilmeyen telefonlar ve uyku, uyku,uykusuzluk...
Yemekhanedeki teyzemiz elinde çayla girdi şimdi içeri.. Tam da içecek bir şeyler olsa diye içimden geçirirken..
Bugün pazartesi semdronumumu doruk noktasında yaşarken, siparişini verdiğim söz yastığımın elime ulaşmasıyla gülümsedim günün geri kalan saatlerine..


23 Ağustos 2012 Perşembe

Sepet sepet yumurta :)

Günaydın :)
Güzel bir cuma sabahındayız. Az şekerli bol tatlı nefis bir kahveyle uykuya güle güle derken santrali bozulan telefonum zır zır çalıyor.. Otomatiğe bağlamış bir şekilde her iki dakika da bir :)
Tekniker arkadaşın en kısa sürede geleceği umudumu yitirmek istemiyorummm ..

Elimde geçen sene bir çorba firmasının ramazan ayında hediye verdiği içi çorba dolu bir sepet vardı. Çorbalar bitti :) Geriye bu sepetçik kalmıştı..


Sepeti süslemeyi epeydir düşünüyordum.. Dün en nihayetinde başına oturup sepeti giydirebildim :)
Sözde kullanmayı amaç edinerek süsleme girişiminde bulunduğum sepete gelin-damat konseptini özellikle uyguladım. Tülleri yapıştırırken silikondan yanan parmaklarım hala acıyorr :)

Ve işte bitmiş hali..






Çaylak Prensesten Çaylak Notlar



Bir blog hevesidir almış gidiyor başını.. eee benim başım kelmi dedim koyuldum bu yola.. Haydi hayrolaa :)